14.04.2012

Yetenek Avcısı - Part 5



Küçük Mucize

Bu dünyada beni en çok şaşırtan hayvan karıncadır! Bütün tabiatın yaradılış özünde binlerce mucize var belki ama benim en çok dikkatimi karıncalar çeker. Hele de bu cüssesi küçük marifeti büyük hayvanlar hakkında farklı yazılar okudukça daha fazla hayran kalıyorum.

Küçüklüğümde bir karınca yuvasının karşısına geçip saatlerce yuvada olup bitenleri izlerdim. Tamam bu depresif bir durum gibi görünüyor ama olsun, ben severdim. Neler yoktu ki yuvada; iki santimlik yolu zikzak çizerek yarım saatte gelen acemiler, ekmek kırıntısını yuvaya taşıyacağım diye yuvanın girişini kapatan inatçılar, arkadaşına yardım niyetiyle gidipte bir daha dönemeyen garibanlar... Bu istatisliklere ben yıllarımı verdim a doslar ona göre yani:) Ulan asıl neye üzülüyorum biliyor musunuz? Uzmanlar kırk yıl bir karıncayı inceler asrın buluşu olur, ben bir saat yuvanın başında bekleyince deli damgası yerim. Kader naparsın:) Şimdi bu yazıyı yazarken farkettim ki karıncalar benim hayatımda baya yer kaplamış. Mesela siz başı önünde yürüyen bir kız görseniz ne düşünürdünüz? ''Aaa maşallah başını hiç kaldırmadan yürüyor, terbiyeli kız canım'' dersiniz dimi, en azından büyükler öyle düşünür. Ama benim başımı kaldırmamamın nedeni karınca yuvalarına basma korkusudur ahahahh (evet bunu kimse bilmiyor hala terbiyeli bir kızım):)) Küçüklüğümde onların küçük bir yuvayı haftalarca hiç durmadan çalışıp yaptıklarını gördükten sonra, bir yuvaya basıp o kadar emeği bir kaç saniyede yok etmeye gönlüm razı olmuyor. Kıyıya vuran deniz yıldızlarının hikayesi vardır ya işte benimkide o hesap, bir tanesine bile basmadan yürüyebilirsem işte o beni çok mutlu eder...

Anlaşılacağı üzere bu seferki yetenek konumuz karıncalar ve onlarım mükemmel uyumu. Küçükken hep merak ederdim ''Bu karıncalar bu kadar kırıntıyı nereye taşıyor acaba, yolun ortasına bırakamazlar o zaman giriş kapanır. Bizim gibi kendilerine yiecek depoları yapmışlarmıdır? Yiyecek kavgası yapıyorlar mıdır, acaba hepsinin kendine ait odası varmıdır. Aksi halde bu kadar akrabayla bir odada yaşamak uvaaa...'' Evet farkındayım küçükken çokderin düşünceleri olan bir çocukmuşsum ama şu anda eski halimden eser yok. Bilim dünyası beni kaybetti malesef :D Tamam daha fazla kendimi deşifre etmeden sadede geliyorum, uzun zaman önce bir video izlemiştim karıncalarla ilgili geçenlerde yine rast geldim. Bir araştırmacı karıncaların yuvaları hakkında bir deney yapmış, yuvaların ne kadar büyüklükte ve neye benzediğine dair bir deney. Yuvaya tam 10 ton çimento dökmüşler ve çimento kuruduktan sonra yuvayı kazarak çıkarmışlar.
Bir yuva ne kadar büyük olabilir ki, hele de bu kadar mini minnacık hayvanların yuvası... Birlikten kuvvet doğar diye atalarımız boşa dememiş arkadaş, karıncalar tek kelimeyle bir yaradılış harikası.


Yuvanın büyüklüğü ne kadar hayret verici, tek bir yuva ne kadar büyük bir alanı kaplıyor ve bunlardan milyonlarca olduğunu düşünün. Güzel olansa bir sürü dandik teorim içinden birkaçının tutması. Mesela karıncaların yiyecekleri sakladıkları küçük bölmeleri var ayrıca her gurubun kendine ait odası var:)


En sondan girişe kadar bölmecikler arasında sadece bir yol olduğunu farkettiniz mi? İki bölmecik arasında hiç zikzak çizilmemiş sadece bir yol var. Ama buna rağmen aynı yuvadaki milyonlarca karınca inanılmaz bir uyum içinde hareket ederek, birbirinin yolunu tıkamadan çalışıyorlar.
Yeryüzündeki en kalabalık nüfüsa sahip canlı karıncalarmış. Yaklaşık her yeni doğan 40 insana karşılık 700 milyon karınca dünyaya geliyor!


Uzmanların yıllarca edindikleri gözlemlere göre karıncalar son derece iyi örgütlenmiş bir şekilde yaşayan en sosyal hayvanlar. Bir bakıma insanların örgütlenme biçimlerine çok benziyor. Karıncalar  belli koloniler halinde çalışıyorlar. Her bir kolonin ayrı bir görevi var. Bekçi karıncalar, toplayıcılar, yaprak kesiciler, kraliçe, askerler, temizleyiciler, bakıcılar... Mesela bekçi karınca; kafası büyük olan karıncalar kapı bekçiliği yapıyor. Çünkü yuvanın ağzı en fazla, cüssesi en büyük olan karıncanın geçebileceği kadar açılıyor. O da kafasıyla yuvanın ağzını kapatıp saatlerce kıpırdamadan bekliyor. Ne bebek karıncaların çıkmasına ne de farklı koloniden olanların içeri girmesine izin vermiyor. Ne kadar ilginç dimi ama... Peki ama milyonlarca karınca içinden kendi kolonisindeki karıncaları nasıl tanıyor bunlar? Bunun cevabı hala bilinmiyor;) Gerçi belli de neyse...

İşte canlar böyle acaip şeyler benim ilgimi çok çeker. Depresif bir durum mu hiç umrumda değil. Tek bir karıncaya bakarak Yaradan'ın büyüklüğünü hatırlamak paha biçilmez... Aklıma geldi de bu zaman kadar siyasetçiler boş yere çenelerini yormuşlar (kırmışlar...) aslına şu karıncaların yuva yapılanmasını, disiplinlerini, uyumlarını kısaca tek bir karıncayı model alarak bunu devlet yapısına uygulasa ne dert kalırdı ne de tasa:) Bu günkü saçmalama limitimi doldurduğuma göre artık gidebilirim. Başka bir yetenek avcılığında görüşmek üzere, kendinize iyi bakın;)

2 yorum:

  1. videoyu izledim ve gerçekten çok şaşırdım. bu kadar küçük canlıların böyle devasa birşeyi yapmaları çok ilginç .dünya ,canlılar hayatı gerçekten çok değişik .bu dünyada daha keşfedilemeyen nice şeyler vardır
    gerçekten bunlar nasıl birbirini tanıyorlar acaba :) kokulardan filan mı ayırt ediyorlar ki?
    son cümlene çok katılıyorum. dediğin gibi insanlar bu disiplini,takım çalışmasını örnek alsalardı büyük problemler çözülebilirdi.
    gerçekten çok ilginç ve güzel bir yazı olmuş kore delisi ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende ilk izlediğimde çok şaşırmıştım, tamam biraz büyük bir yuva bekliyordum ama bu kadar büyük değil. Birbirini kokularından yada dokunarak anlıyorlarmış ama nasıl tanıyorlar birbirini muamma, büyük ihtimalle kokularındandır herhalde, galiba:) Böyle ilginç canlıları ve olayları irdeledikçe Yaradan'a hayran olmamak elde değil...Beğenmene sevindim sağbeyin;))

      Sil

[Bilgilendirme: Saygı sınırlarının çiğnenmemesi adına gönderilen yorumlar yönetici onayından sonra yayınlanmaktadır.]

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...